<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>ruh sağlığı yasası | Psikiyatrist Arzu Erkan</title>
	<atom:link href="https://arzuerkan.net/tag/ruh-sagligi-yasasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://arzuerkan.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sun, 05 Aug 2018 15:49:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://arzuerkan.net/wp-content/uploads/2023/04/cropped-AYK_9687-3-32x32.jpg</url>
	<title>ruh sağlığı yasası | Psikiyatrist Arzu Erkan</title>
	<link>https://arzuerkan.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Depresyon sıklığındaki artış nedenleri: Yetki, yetkinlik, sınır ihlalleri</title>
		<link>https://arzuerkan.net/depresyon-sikligindaki-artis-nedenleri-yetki-yetkinlik-sinir-ihlalleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2018 22:48:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı yasası]]></category>
		<category><![CDATA[yasa]]></category>
		<category><![CDATA[yetki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=1411</guid>

					<description><![CDATA[Depresyon sıklığındaki artış nedenleri: yYetki, yetkinlik, sınır ihlalleri Günümüzde depresyon oranlarındaki en önemli artış nedenlerinden biri de kişilerin yaşadıkları sorunların çözümü için doğru adreslere başvurmamaları, bir takım umut tacirleri tarafından suistimal edilmeleridir. Pek çok insan uygun tedavi ve yaklaşımlardan mahrum kalarak maddi ve manevi olarak kayıplar yaşamakta, erken tanı ve tedavi ile düzebilecek pek çok [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Depresyon sıklığındaki artış nedenleri: </strong><strong>yYetki, yetkinlik, sınır ihlalleri </strong></p>
<p>Günümüzde depresyon oranlarındaki en önemli artış nedenlerinden biri de kişilerin yaşadıkları sorunların çözümü için doğru adreslere başvurmamaları, bir takım umut tacirleri tarafından suistimal edilmeleridir. Pek çok insan uygun tedavi ve yaklaşımlardan mahrum kalarak maddi ve manevi olarak kayıplar yaşamakta, erken tanı ve tedavi ile düzebilecek pek çok rahatsızlık, süreç içerisinde ilerlemekte ve yanına başka sorunlar eklenmektedir.</p>
<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından sağlık; biyo-psiko-sosyal olarak tam bir iyilik halinde olmak olarak tanımlanmaktadır. Ortaya çıkan hastalık durumlarında tanı mutlaka hekim tarafından konur ve tedavi bütün tıp branşlarında olduğu gibi hekimin sorumluluğunda bizzat kendisi ya da koordine ettiği sağlık ekibi tarafından uygulanır.</p>
<p>Bir yakınmanın ruhsal mı yoksa bedensel mi olduğu ancak iyi bir tıbbi öykü alma, tam bir fizik muayene ve özellikle de nörolojik muayeneden ve gerekli tetkiklerden sonra anlaşılabilir. Ruhsal hastalık tanısı da iyi bir tıbbi öykü alma ve ruhsal muayeneyi takiben konulabilir. Bu nedenle ruhsal hastalığı olan kişilerin muayene ve tedavi yetkisi ruh sağlığı alanında psikiyatri hekimlerine verilmiştir.</p>
<p>Ülkemizde toplumun birçok kesiminde ruhsal sorunlarla uğraşan meslek gruplarının tanımlaması yeterince bilinmemektedir. Ruh sağlığı ile ilgili sorun yaşayan kişiler nereye başvuracakları hususunda kararsızlık yaşamaktadır.</p>
<p>Ruh sağlığı hizmeti bir ekip çalışması içerisinde yürütülmelidir. Ruh sağlığı alanında çalışan kişiler; psikiyatristler, pratisyen hekimler, aile hekimleri, psikolog, klinik psikolog, hemşire, psikiyatri hemşiresi, sosyal hizmet uzmanı ve psikolojik danışmanlardır. Bu meslekteki kişiler hasta yararına işbirliği içinde çalışırlar.</p>
<p>Bu meslek grupları dışında yetkinlik ve yetkileri olmayan pek çok kişi ve kurum tarafından ‘tedavi’ ‘terapi’ ‘danışmanlık’ adı altında yapılan uygulamalar kişilere ciddi zararlar verebilmektedir. Hekiminizin sizi psikoterapiniz için yönlendirdiği, ehliyeti ve yetkinliği konusunda emin olduğunuz adresler dışındaki kişi ve yöntemlerden uzak durunuz.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyon sıklığındaki artış nedenleri: Yetersiz ve uygunsuz ilaç kullanımı</title>
		<link>https://arzuerkan.net/depresyon-sikligindaki-artis-nedenleri-yetersiz-uygunsuz-ilac-kullanimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2018 22:43:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>
		<category><![CDATA[antidepresan]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[ilaç]]></category>
		<category><![CDATA[ruh sağlığı yasası]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=1409</guid>

					<description><![CDATA[Depresyon sıklığındaki artış nedenleri: Yetersiz ve uygunsuz ilaç kullanımı Sağlık Bakanlığı’nın 2 Şubat 2015 tarihinde Türkiye’deki antidepresan ilaç kullanımıyla ilgili açıkladığı verilere göre Türkiye’de, her 10 kişiden 1’inin antidepresan kullandığı gösterilmiştir. Bu yüksek oranlar; ruh sağlığı alanından olmayan hekimlerce düzenlenen reçeteler, eczane çalışanları tarafından önerilen ilaçlar,  ‘komşu tavsiyesi’ ile kullanılan ilaçlar ve bilinçsiz kullanım oranlarına [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Depresyon sıklığındaki artış nedenleri: Yetersiz ve uygunsuz ilaç kullanımı</strong></p>
<p>Sağlık Bakanlığı’nın 2 Şubat 2015 tarihinde Türkiye’deki antidepresan ilaç kullanımıyla ilgili açıkladığı verilere göre Türkiye’de, her 10 kişiden 1’inin antidepresan kullandığı gösterilmiştir. Bu yüksek oranlar; ruh sağlığı alanından olmayan hekimlerce düzenlenen reçeteler, eczane çalışanları tarafından önerilen ilaçlar,  ‘komşu tavsiyesi’ ile kullanılan ilaçlar ve bilinçsiz kullanım oranlarına da işaret etmektedir.</p>
<p>Tüm bunlar hastanelere yoğun başvuruları beraberinde getirmekte, günde 60-80 hasta muayene etmek zorunda kalan psikiyatri hekimlerini çaresiz ve mesleğini hakkıyla uygulayamaz durumda bırakmaktadır.</p>
<p>Günümüzde ruh sağlığı alanındaki sağlık hizmetleri gerektiği gibi uygulanamamaktadır. Kısa sürede yapılan hızlı değerlendirmeler ile başlanılan tedavilerde; yetersiz uyunç, ilaçların yeterli doz ve yeterli süre kullanılmaması, düzensiz kullanım, tedavinin erken sonlandırılması, hızlı değiştirilen tedaviler, sık doktor değişikliği ve kalıntı belirtilerin tedavi edilememesi riski vardır. Tüm bunlar depresyonun yineleme ve süreğenleşme riskini ve depresyon görülme sıklığını artırmaktadır.</p>
<p>Polikliniklerin yoğunluğu, hastane şartlarının getirdiği son derece kısıtlı sürelerle yapılmaya çalışılan psikiyatrik bakılarda kişilerin kendilerini yeterince ifade edememeleri, hastalıklarını ya da tedavinin gereklerini yeterince anlamamaları söz konusu olabilmektedir. Bu da hatalı ya da eksik bir tedavi sürecine neden olabilir.</p>
<p>Hastalara yeterli zaman ayırılamadığı günümüz koşulları, depresyon tedavisinin en önemli parçası olan psiko-eğitimin yeterli yapılamamasına neden olmaktadır. Kişiler ilaçları hatalı kullanmaya, ilaç yan etkileri ile baş edememeye, endişelenmeye, tedaviden uzaklaşmaya başlayabilirler. Bu süreç kişilerin yeterince sabredemeyip sık doktor değişikliği ve sık ilaç değişikliğine gitmelerine ve yeniden bir kısır döngünün içine girmelerine neden olabilmektedir.  Kimi zaman da kişiler belirtileri iyileştiği anda doktorlarına danışmadan ilacı erkenden bırakmalarına bağlı olarak belirtilerde tekrarlama ya da süreğenleşme ve tedaviye yanıtsızlık görülebilmektedir.</p>
<p>Her hastaya en az 20 dakikanın ayrıldığı poliklinik koşullarında psikiyatri hekimleri görevlerini sağlıklı bir şekilde yerine getirebileceklerdir. Sağlık Bakanlığı tarafından bu koşulların sağlanması hedeflenmelidir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
