<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Çocuk | Psikiyatrist Arzu Erkan</title>
	<atom:link href="https://arzuerkan.net/category/cocuk/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://arzuerkan.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Nov 2021 09:05:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.1</generator>

<image>
	<url>https://arzuerkan.net/wp-content/uploads/2023/04/cropped-AYK_9687-3-32x32.jpg</url>
	<title>Çocuk | Psikiyatrist Arzu Erkan</title>
	<link>https://arzuerkan.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Cinsel Yönelim Bir Hastalık Mıdır?</title>
		<link>https://arzuerkan.net/cinsel-yonelim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 21 Mar 2019 14:54:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[cinsel]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[cinsellik]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[hastalık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=2039</guid>

					<description><![CDATA[Çocuklarda cinsel yönelim hastalık olarak mı görülüyor? Psikiyatrist Dr. Arzu Erkan Yüce çocukların cinsel yöneliminin alışılagelmişin dışında olduğu durumlarda ailelerin buna nasıl yaklaşabileceğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cinsel yönelimin tıbben bir hastalık olarak görülmediğini belirten Erkan Yüce, “Buna bir oluş, bir çeşitlilik olarak bakıyoruz” dedi. İnsan gelişiminin önemli bir parçasını kimlik gelişimi oluşturur. Kimlik gelişimi insanın [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Çocuklarda cinsel yönelim hastalık olarak mı görülüyor?</h1>
<p>Psikiyatrist Dr. Arzu Erkan Yüce çocukların cinsel yöneliminin alışılagelmişin dışında olduğu durumlarda ailelerin buna nasıl yaklaşabileceğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Cinsel yönelimin tıbben bir hastalık olarak görülmediğini belirten Erkan Yüce, “Buna bir oluş, bir çeşitlilik olarak bakıyoruz” dedi.</p>
<p>İnsan gelişiminin önemli bir parçasını kimlik gelişimi oluşturur. Kimlik gelişimi insanın ‘Ben kimim?’ sorusuna verdiği cevap çerçevesinde şekillenir. Ancak cinsiyetimiz, cinsel kimliğimizin belirleyicisi değildir. Bazı durumlarda çocuklar kendi biyolojik cinsiyetiyle ya da toplumsal cinsiyet rolü beklentileriyle uyuşmayan bir cinsiyet kimliği geliştirebilirler. Bugüne kadar yapılan birçok araştırmanın ortaya koyduğu gerçek ise cinsel yönelimin bir bozukluk olmadığı, doğuştan gelen bir özellik olduğu yönündedir.</p>
<p>Çocukların cinsel yöneliminin alışılagelmişin dışında olduğu durumlarda ailelerin buna nasıl yaklaşabileceğine ilişkin açıklamada bulunan İstanbul Kültür Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğr. Üy. Dr. Arzu Erkan Yüce, “Cinsel eğilim yerine cinsel yönelim tabirini tercih ediyoruz. Çünkü eğilim denildiğinde suça, yalana eğilim gibi kişisel tercihmiş ve sanki değiştirilebilirmiş gibi bir algı oluşuyor. O nedenle bunun altını çizmek istiyorum. Cinsel yönelim doğuştan getirdiğimiz göz rengi gibi, parmak izi gibi değiştiremeyeceğimiz, kendiliğinden şekillenen bir oluş biçimi. Sanıldığının aksine her zaman dışarıdan anlaşılması mümkün olan bir durum değil. Kişilerin cinsel yöneliminin farkına varmaları, bunu ifadeleri ve hayata geçirmeleri birbirinden farklı oluyor. Toplumsal baskılar nedeniyle cinsel yönelimi konusunda kimileri kendisine bile açılamayabiliyor. Kimi 10, kimisi ise 40 yaşındayken kendiliğinin farkına varabiliyor. Farkında olunan durum hayata biçimsel ya da yaşantısal olarak geçirilmeyebiliyor. Yani dış görünüşten ve bazı davranışlardan anlaşılması gerekmiyor” dedi.</p>
<h2>OYUNCAKLARDA CİNSİYET AYRIMCILIĞI YAPILMAMALI</h2>
<p>Oyuncaklarda cinsiyet ayrımcılığı konusuna da değinen Öğr. Üy. Dr. Arzu Erkan Yüce, “Çocuklar hem arabalarla, hem bebeklerle, kız erkek oyunu demeden tüm oyunlarını oynamalılar ki hayatın içinde de, ev işleri ve ebeveynlikte de eşit roller alabilsinler. Hiçbir davranış tek bir durumun göstergesi değildir. Paniğe kapılanlar oluyor. Mesela ‘benim oğlum bebekle oynuyor’ deyip çocuğu terapiste ‘acaba onda bir cinsel problem mi var?’ diyerek getiriyorlar. Cinsel problem dediğimiz durum kişinin kendisine ya da etrafına zarar veriyorsa problemdir. Oynanan oyuncağın kime ne zararı olabilir ki? Davranışları çocuğun cinsel yönelimi ile ilgiliyse, yasaklamak da teşvik etmek de çocuğun yönelimini etkilemeyecektir. Baskı altında çocuk yalnızca gizlemeyi öğrenir, yönelimi herhangi bir yönde değiştirmek için yapılan girişimlerin bireye ve yakınlarına zarar vermek dışında bir anlamı yok” ifadelerini kullandı.</p>
<h2>AİLELERE TAVSİYELERDE BULUNDU</h2>
<p>“Çocuğun cinsel yönelimi ailenin ya da toplumun beklentisinden farklıysa bazı aileler bunu bir sorun olarak algılayabiliyorlar”diyerek sözlerine devam eden Öğr. Üy. Dr. Arzu Erkan Yüce şunları belirtti:</p>
<p>“Aslında cinselliği oluşturan, cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve ifadesi durumlarına bir çeşitlilik olarak bakıyoruz. Buna bir hastalık olarak bakmıyoruz. Aileler çocuklarında cinsellikle ilgili alışılagelmişin dışında bir şey fark ettiklerinde açık bir şekilde iletişim kurmalılar. Bu konuda sorulara, iletişime, yardıma açık oldukları mesajını vermeliler. Aileler, ne şekilde cevap vereceklerini bilemediklerinde, bilmediklerini ifade edip bu konuda deneyimli uzmanlardan destek almaları çok önemli. Yargılayıcı, cezalandırıcı, suçlayıcı, yasaklayıcı yaklaşımlar çocukların zaten ne olduğunu çok anlamadıkları bir durumda yalnızlaşmalarına ve yanlış yola sapmalarına, kendilerine zarar vermelerine neden olabilir.”</p>
<h2>“CİNSEL YÖNELİM BİR HASTALIK DEĞİL”</h2>
<p>Öğr. Üy. Dr. Arzu Erkan Yüce şöyle devam etti:</p>
<p>“Hormonal ya da kromozonal bozukluktan kaynaklanan bozukluklar, cinsel yönelimden farklı durumlardır. Onlarda da cinsellikle ve davranışlarla ilgili farklılıklar görebiliyoruz. Fakat cinsel yönelim hormon bozukluğu değildir ve herhangi bir hormon takviye ya da baskılaması ile tedavi edilemez, değiştirilemez. Dolayısıyla da buna yönelik bir tedaviden bahsedemeyiz. Düzeltici, dönüştürücü terapi gibi yöntemler telaffuz ediliyor. Bunlar hem çocuğun hem ailenin ruhsal, bedensel ve ekonomik olarak zarara uğramasına neden olan yaklaşımlar. Sadece olumlayıcı terapi dediğimiz çocuğun kendi yolunu; ruhsal, bedensel, ailesel ve toplumsal bütünlüğü açısından sağlıklı bir şekilde çizmesini sağlayan destekleyici yaklaşımlarda bulunuyoruz.”</p>
<h2>“TOPLUMSAL BİLİNÇLENME GEREKLİ”</h2>
<p>Toplumsal baskının ve zorbalığın getirdiği sorunları anlatırken bu kişilerin aslında dezavantajlı bir duruma düştüklerini vurgulayan Kültür Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğr. Üy. Dr. Arzu Erkan Yüce, “Toplumsal yapı genelde heteroseksüel yönde. Yani erkekler kızlarla, kızlar erkeklerle birlikte olsun ve evlensinler yönünde. Bundan farklı bir yönelim, trans ya da interseks durumunda anormal, ayıp bir şeymiş gibi yaklaşılabiliyor, bireyler akran zorbalığına ve çevrenin baskısına maruz kalabiliyor. Bizler kişileri terapiye aldığımızda onun yönelimine ya da ifadesine, yaşam biçimlerine herhangi bir yönde müdahale etmiyoruz. Bir karar vermelerini, yönelimleri ile ilgili bir davranış sergilemelerini, seçimler yapmalarını sağlamıyoruz. Bizler tıbbi, ruhsal ve sosyal destek verme yönünde çabalıyoruz. Toplumsal baskıdan kaynaklanan depresyon, anksiyete, intihar, alkol, madde kullanımı, işsizlik; eğitim, barınma ve sağlık koşullarına ulaşamama gibi durumlar yaşayan bu bireylerin, bu rahatsızlıklarla ilgili tedavilerini sağlamayı, toplumun geneliyle eşit hak ve ihtiyaçlara kavuşmalarına yardımcı olmayı hedefliyoruz. Bu kişiler toplumsal cinsiyet eşitsizliği nedeniyle dezavantajlı durumdalar. İstismara, travmaya, ötekileştirmeye, damgalanmaya, zorbalığa çok açık bir grup. O nedenle toplumun da bu açıdan bilinçlendirilmesi çok önemli” şeklinde açıklamada bulundu.</p>
<h3>Sinem ERYILMAZ / İSTANBUL, (DHA)</h3>
<a href='https://youtu.be/3EIhwk8VvLY' class='small-button smallblue' target="_blank">Haberin Videousu | Cinsel Yönelim Bir Hastalık Mıdır?</a>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cumhuriyet Bayramı</title>
		<link>https://arzuerkan.net/cumhuriyet-bayrami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 28 Oct 2018 15:10:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[farkındalık]]></category>
		<category><![CDATA[kutlama]]></category>
		<category><![CDATA[bağlanma]]></category>
		<category><![CDATA[bayram]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[ebeveyn]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[yaşlı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=1859</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyet Bayramı Rahmetli anneannem 1923 doğumluydu. Adı Mesude, annemin amcasının adı da Mesut&#8217;tu. Niye mi? Cumhuriyet kuruldu diye çok &#8220;mes&#8217;ut&#8221; olmuşlar da adlarını öyle koymuşlar. Anneannem ilkokul mezunuydu. Türkiye Haritası&#8217;nı, gözü kapalı birebir çizerdi. Çok zeki bir kadındı. Hazin hikayesi nedeniyle ilkokuldan sonrasını okuyamamıştı. Çocuk yaşta evlendirilmişti. Bunların acısını ömrü boyunca hissetti, hissettirdi. Çocukları ve torunlarının [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet Bayramı</strong></p>
<p>Rahmetli anneannem 1923 doğumluydu. Adı Mesude, annemin amcasının adı da Mesut&#8217;tu. Niye mi? Cumhuriyet kuruldu diye çok &#8220;mes&#8217;ut&#8221; olmuşlar da adlarını öyle koymuşlar.</p>
<p>Anneannem ilkokul mezunuydu. Türkiye Haritası&#8217;nı, gözü kapalı birebir çizerdi. Çok zeki bir kadındı. Hazin hikayesi nedeniyle ilkokuldan sonrasını okuyamamıştı. Çocuk yaşta evlendirilmişti. Bunların acısını ömrü boyunca hissetti, hissettirdi. Çocukları ve torunlarının &#8220;okuması&#8221;, &#8220;iyi yerlere gelmesi&#8221;, &#8220;aydın olması&#8221;, ülkesi için yararlı olması onun için her şeyden önemliydi. Bu uğurda her şeyi yaptı.</p>
<p>Kendi dar görüşlü tarafları da dahil olmak üzere, bağnazlığa karşı verdiği çetin mücadele ve kızların yolunun açılması için verdiği emekleri ömrüm boyunca unutmayacağım.</p>
<p>Dini vecibelere çok önem verirdi. Çok küçük yaşta bana pek çok duayı ezberletmiş, 11 yaşımdayken otuz günde bana Kuran&#8217;ı hatmettirmiş, evde düzenlenen görkemli hatim duasında hediye olarak koluma altın bilezik takmıştı:)</p>
<p>Hem dindar hem de Cumhuriyetçi idi. Atatürk&#8217;ü ondan dinlemeliydiniz.</p>
<p>5 yaşımdayken bana, Cumhuriyet Bayramı&#8217;na özel, beyaz fistoları olan, kırmızı bir etek- yelek-şapka takım dikmişti. Çıldırmıştım bitmesini beklerken heyecandan, sabırsızlıktan, giydiğim günse sevinçten. Bir uğraşı günlere yaymayı, heyecanımı tırmandırmayı, o günü özel kılmayı iyi bilirdi. 35 yıl geçti bugün gibi hatırlarım. İplikçi Camii&#8217;nin karşısında, Güvendik Pastahanesi&#8217;nin önündeki kaldırımda izlediğim geçit törenindeki coşku ve heyecanıma sarılı bir şekilde durur hala kırmızı kostümüm. Kim üşenmeden henüz anaokuluna gitmeyen, bayramdan törenden bihaber evde oturan, 5 yaşındaki torununa bir bayramın coşkusunu aşılar, sırf kenardan izleyip alkışlayacak diye günlerce uğraşarak kostüm diker ki? Ve bunu niye yapar?</p>
<p>Ailemin tüm fertleri ve bizleri yetiştiren öğretmenlerime, bizlere Cumhuriyet&#8217;in önemini ve değerini kavrattıkları için şükran duyuyorum.</p>
<p>Cumhuriyeti kuran, bu uğurda emek veren Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarını minnet ve şükranla anıyorum. Onlara çok şey borçluyuz.</p>
<p>Binlerce şükür ki düşünen, çalışan, üreten, kendi ayakları üzerinde durabilen, hür bir kadınım. Mesude Anneanne, Mesut Dede çoktan öldüler. SEN ÇOK YAŞA CUMHURİYET!</p>
<p>Uzm. Dr. Arzu Erkan Yüce</p>
<p>2018/İzmir</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyon çocukluk çağında nasıl görülür?</title>
		<link>https://arzuerkan.net/depresyon-cocukluk-caginda-nasil-gorulur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2018 23:23:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Tanı]]></category>
		<category><![CDATA[Tedavi]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>
		<category><![CDATA[Uncategorized]]></category>
		<category><![CDATA[alt ıslatma]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[okul reddi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=1430</guid>

					<description><![CDATA[Depresyon çocukluk çağında nasıl görülür? Çocukluk döneminde de depresyon görülebilir. Tedavi edilmemesi halinde uzayabilir ve erişkinlikte de sürebilir. Çocuklarda depresyon belirtileri erişkinliktekinden biraz daha farklıdır. Okul reddi, sık sık hastalanma (hastalık uydurma ya da bahane gibi algılanabilir), ebeveynlerini kaybetme kaygısı, okul sorunları, huzursuzluk, saldırganlık, az ya da çok uyuma, öfke nöbetleri, alt ıslatma, pika, yeme [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Depresyon çocukluk çağında nasıl görülür?</strong></p>
<p>Çocukluk döneminde de depresyon görülebilir. Tedavi edilmemesi halinde uzayabilir ve erişkinlikte de sürebilir. Çocuklarda depresyon belirtileri erişkinliktekinden biraz daha farklıdır. Okul reddi, sık sık hastalanma (hastalık uydurma ya da bahane gibi algılanabilir), ebeveynlerini kaybetme kaygısı, okul sorunları, huzursuzluk, saldırganlık, az ya da çok uyuma, öfke nöbetleri, alt ıslatma, pika, yeme bozulukları, okul başarısında düşüklükler, madde kullanımı, suça eğilim, kendine zarar verme biçimlerinde kendini gösterebilir. Bu belirtiler görülmekteyse mutlaka bir çocuk psikiyatristden görüş alınmalıdır.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyon sıklığındaki artış nedenleri: Arz ve talepler</title>
		<link>https://arzuerkan.net/depresyon-sikligindaki-artis-nedenleri-arz-talepler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2018 22:22:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dehb]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[aile]]></category>
		<category><![CDATA[anksiyete]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[disleksi]]></category>
		<category><![CDATA[hiperaktivite]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatri]]></category>
		<category><![CDATA[rekabet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=1399</guid>

					<description><![CDATA[Depresyon sıklığındaki artış nedenleri: Arz ve talepler Tüketim toplumunun sundukları ve talep ettikleri, sosyal medyada paylaşılan özendirici, albenisi yüksek paylaşımlar ve hız, özellikle gençlerin başını döndürmektedir. Henüz gerçeği değerlendirme yetileri ve yürütücü işlevleri tam gelişmemişken gençler, kendilerinden ve ailelerinden gerçekçi olmayan beklentilerin içine girmektedirler. Aileler de öyle&#8230; Herkes “Her şeyde en birinci” olmanın peşinde, nasıl [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Depresyon sıklığındaki artış nedenleri: Arz ve talepler</strong></p>
<p>Tüketim toplumunun sundukları ve talep ettikleri, sosyal medyada paylaşılan özendirici, albenisi yüksek paylaşımlar ve hız, özellikle gençlerin başını döndürmektedir. Henüz gerçeği değerlendirme yetileri ve yürütücü işlevleri tam gelişmemişken gençler, kendilerinden ve ailelerinden gerçekçi olmayan beklentilerin içine girmektedirler. Aileler de öyle&#8230;</p>
<p>Herkes “Her şeyde en birinci” olmanın peşinde, nasıl olursa olsun, ama olsun! Günümüzde ağırlığını geçmişte hiç olmadığı kadar hissettiren başarı, mükemmeliyet ve skor odaklı tektipleştirici eğitim sistemleri, acımasız ve haksız rekabet koşulları, aşırı talepkar aile ve toplum yapısı, gençlerin oldukça bocalamalarına neden olmaktadır.</p>
<p>Özellikle gelişimsel farklılıkları olan, yaygın gelişimsel bozukluk, özgül öğrenme güçlüğü, disleksi, Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan ya da üstün yetenekli çocuk ve gençlerin temel eğitimlere ek olarak tamamlayıcı eğitim desteklerine ve özel yaklaşımlara gereksinimleri vardır. Gelişimsel özelliklerine ve yeteneklerine bakılmaksızın, akranlarıyla benzer eğitimler alarak benzer performans gerçekleştirmelerinin beklenmesi, kariyer hedeflerine ulaşabilmek için akranlarıyla aynı sınavlara girmek zorunda kalmaları gibi nedenlerle çocuklarımız ağır depresyon ve anksiyete bozukluğu yaşayabilmektedirler. Eğitim hayatlarını yarıda bırakma, alkol madde kullanımı, dijital bağımlılık, yeme bozuklukları ya da intihar riski bu yaş grubunda depresyona sıklıkla eşlik etmektedir. Üstelik tüm bunlar erişkin yaşamdaki yineleyici ya da süreğen depresyonun habercisidirler.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Depresyon için risk etkenleri nelerdir?</title>
		<link>https://arzuerkan.net/depresyon-icin-risk-etkenleri-nelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Feb 2018 21:52:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Travma]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[istismar]]></category>
		<category><![CDATA[kronik hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[şiddet]]></category>
		<category><![CDATA[travma]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=1382</guid>

					<description><![CDATA[Depresyon için risk etkenleri nelerdir? Erken ebeveyn kaybı Madde ve alkol bağımlılığı Anksiyete bozuklukları Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin olduğu bir bölgede kadın olmak Gebelik ve lohusalık dönemi Erken ebeveyn kaybı Düşük sosyoekonomik düzey Ayrı yaşama, boşanmış olma İşsizlik Yaşlılık Daha önce depresyon geçirmiş olma Diğer psikiyatrik tanılardan birine sahip olma Yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<table style="height: 554px;" width="776">
<tbody>
<tr>
<td><strong>Depresyon için risk etkenleri nelerdir?</strong></p>
<ul>
<li>Erken ebeveyn kaybı</li>
<li>Madde ve alkol bağımlılığı</li>
<li>Anksiyete bozuklukları</li>
<li>Toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin olduğu bir bölgede kadın olmak</li>
<li>Gebelik ve lohusalık dönemi</li>
<li>Erken ebeveyn kaybı</li>
<li>Düşük sosyoekonomik düzey</li>
<li>Ayrı yaşama, boşanmış olma</li>
<li>İşsizlik</li>
<li>Yaşlılık</li>
<li>Daha önce depresyon geçirmiş olma</li>
<li>Diğer psikiyatrik tanılardan birine sahip olma</li>
<li>Yakın zamanda önemli yaşam olayları, stres etkenleri</li>
<li>Erken dönem uyum bozucu şemalar ve uygunsuz başa çıkma yöntemleri</li>
<li>Çocukluk döneminde travmalar, cinsel veya fiziksel istismar öyküsü</li>
<li>Bazı ilaçlar</li>
<li>Tıbbi hastalıklar (kalp hastalıkları, diyabet, kronik hastalık yaşayanlar ve bu hastalara bakım verenler)</li>
<li>Hormonal değişiklikler</li>
</ul>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bağımlılık</title>
		<link>https://arzuerkan.net/hayvan-gibi-calistim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 27 Mar 2016 08:28:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[dehb]]></category>
		<category><![CDATA[Depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[Dikkat Eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[Eğitim]]></category>
		<category><![CDATA[Terapi]]></category>
		<category><![CDATA[bağımlılık]]></category>
		<category><![CDATA[başarı]]></category>
		<category><![CDATA[depresyon]]></category>
		<category><![CDATA[dikkat eksikliği]]></category>
		<category><![CDATA[hayvan gibi çalıştım]]></category>
		<category><![CDATA[kaygı]]></category>
		<category><![CDATA[lys]]></category>
		<category><![CDATA[şema]]></category>
		<category><![CDATA[sınav]]></category>
		<category><![CDATA[ygs]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=896</guid>

					<description><![CDATA[]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Otizmli çocuğunuzun hayatını kolaylaştıracak 11 öneri</title>
		<link>https://arzuerkan.net/otizm/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Mar 2016 13:21:26 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[Otizm]]></category>
		<category><![CDATA[dehb]]></category>
		<category><![CDATA[ekolali]]></category>
		<category><![CDATA[otizm]]></category>
		<category><![CDATA[stereotipik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=879</guid>

					<description><![CDATA[Otizmli çocuğunuzun hayatını kolaylaştırın Otizmli çocuğunu tüm kalbiyle sevmek, bir insan için muhteşem ve paha biçilmez bir deneyimdir. Eğer siz de otizmli değilseniz, ona duyduğunuz saf sevgi bile otizmli olmanın çocuğunuzun vücuduna, duyularına ve dünyayla iletişimine olan etkisini anlamanızı sağlayamayacaktır. Çocuğunuzun hayatını, yanlışlıkla bile olsa, olması gerekenden daha zor hale getirmek istemiyorsanız, aşağıdaki önerileri lütfen [&#8230;]]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h1>Otizmli çocuğunuzun hayatını kolaylaştırın</h1>
<p>Otizmli çocuğunu tüm kalbiyle sevmek, bir insan için muhteşem ve paha biçilmez bir deneyimdir. Eğer siz de otizmli değilseniz, ona duyduğunuz saf sevgi bile otizmli olmanın çocuğunuzun vücuduna, duyularına ve dünyayla iletişimine olan etkisini anlamanızı sağlayamayacaktır.</p>
<p>Çocuğunuzun hayatını, yanlışlıkla bile olsa, olması gerekenden daha zor hale getirmek istemiyorsanız, aşağıdaki önerileri lütfen dikkate alın. Bu önerilerin kaynağı; otizmle ilgili deneyimlerim ve 20 yıl boyunca otizmli bireylerden, uzmanlardan ve ailelerden dinlediklerimdir. Bazıları otizm toplulukları içinde bilinen ortak bilgiler olsa da, diğerleri hakkında yeterince konuşulmamıştır. Ve de hepsi tekrar edilmeyi hakketmektedir.</p>
<p>Eğer otizmli çocuğunuz ( ya da herhangi bir otizmli birey) için en doğrusunu yapmak istiyorsanız, otizmli olmakla ilgili bu 11 faktörü anlamak ve onlara göre aksiyon almak için elinizden geleni yapın.</p>
<p><strong>1 – Anlama Süresi:</strong> Tanıdığım neredeyse tüm otizmli bireylerin ayrı ayrı kendilerine özgü bilgiyi anlama şekil ve hızları vardır. Bu benim oğlumun durumunda, sabırsızlık edip söylediğimi anlamadığını farz etmek yerine, bana cevap vermesi için biraz beklemek demektir. Bunun dışında, -bunun için duymasında herhangi bir problem olması gerekmez- tam olarak kavraması için altyazılı video ya da filmlerden yararlanmak ya da dersleri kaydedip sonra tekrar dinlemek de uygun yöntemler olabilir. Otizmli bireylerin bilgiyi alma biçimlerinin dikkate alınmaması, yeteneklerinin ve anlama kapasitelerinin küçümsenmesi sonucunu doğurabilir.</p>
<p><strong>2 – Görüntü ve Ses İşleme: </strong>Otizmli bireylerin genellikle görsel ve işitsel duyarlılıkları daha fazladır. Örneğin, annesinin gizli kurabiyeler hakkındaki fısıltılarını yakalayıp gereğini yapabilen “süper kulak” olabilir. Ya da otizmli olmayan birinin asla anlayamayacağı bir şekilde, tepedeki lambanın ışıklarından dikkati dağılabilir ya da acı duyabilir. Hatta bazı çocuklar, öğrenmek ya da iletişim kurmak yerine tüm enerjilerini şiddetli duyusal girdilerle başa çıkmak için kullandıklarından, hayatla uyumlu davranamayabilirler. Gürültüyü kesmek için kulaklıklar, renkli gözlükler, florasan lamba kullanılmaması gibi aksiyonlarla, ev ve okul ortamlarının daha otizm-dostu olması sağlanabilir.</p>
<p><strong>3 – Hava Basıncı Hassasiyeti:</strong> Yağmurun gelmekte olduğunu anlamak için hava durumuna bakmama gerek yok. çünkü oğlum hava basıncındaki değişimlerde yaşadığı baş ağrısı ile beni bilgilendiriyor. Birçok otizmli arkadaşımdan da bu şekilde hassasiyet hikayeleri dinledim. Dolayısıyla, çocuğunuz hava değişimlerinde sıkıntı yaşıyorsa, bunun korkudan çok fiziksel acı sonucu olabileceğini göz önünde tutun.</p>
<p><strong>4 – Teşhis Edilmemiş Mide Sorunları(ya da Başka Fiziksel Sorunlar):</strong> Çocuğunuzun uyku sorunları varsa, ya da genel olarak rahatsız görünüyorsa, nedeni mide ekşimesi olabilir. Mide ekşimesi çok şiddetli acı verir,ve yatar pozisyonda daha da kötüleşir. Neyse ki teşhisi ve tedavisi kolaydır. Oğlumun gastriti tedavi edildikten sonra uykuya dalma becerisi, dolayısıyla hayat kalitesi arttı. Bu da, gözden kaçırdığımız ya da otizme bağladığımız bazı davranışların aslında fiziksel bir sorundan kaynaklanıyor olabileceğinin çok güzel bir örneği.</p>
<p><strong>5 – Yineleyici Hareketler:</strong> El çırpmak, saçlarla oynamak, lastik çiğnemek… Bunlar otizmli bir çocuğun kendini oyalamak ve rahatsızlık hisleriyle başa çıkmak amaçlı ve aslında yararlı ve meşru amaçlara hizmet eden yineleyici (stereotipik) hareketlerine örneklerdir. Ama yineleyici hareketler, otizmli olmayan bireylerce tuhaf ve kabul edilemez olarak algılandığı için bu hareketleri durdurmak veya “söndürmek” için çok büyük çaba harcanmaktadır. (Bu arada yineleyici hareketler sadece otizmde görülmez, DEHB* tanılı çocuklar için de bu davranışlar bastırılmaya çalışılmaktadır.) Sağlıklı yineleyici hareketlerin, tekrarlayan kendini yaralama, veya saldırganlık hareketlerinden farklı olarak, anlaşılması ve kabul edilmesi gerekir.</p>
<p><strong>6 – Ekolali**:</strong> Otizmli çocuklarda ifadeleri, kelimeleri ya da komutları papağan gibi tekrarlama davranışı yaygın olarak görülür. Ekolali aslında, bazı X kuşağı insanları için Caddyshack filmindeki diyalogların günlük iletişim için kabul edilebilir cevaplar olmasına benzer şekilde, işe yarar bir iletişim yöntemi olabilir. Ya da kelimeleri kullanan bir yineleyici hareket olarak düşünülebilir. Ekolali, aynı zamanda sözel bir takıntılı hareket olarak düşünülebilir: yalnızken ya da başkalarıyla “konuş-cevap al” döngüsündeyken söz tekrarları otizmli birey için güven verici ve yatıştırıcı olabilir. Buna rağmen aileler, öğretmenler ve terapistler genellikle ekolaliyi söndürmek ya da yönlendirmek için uğraşırlar. “Hayır de. Sonra da söylediğini tekrarla!”</p>
<p><strong>7 – Sakin Zamana Duyulan Şiddetli İhtiyaç:</strong> Dış dünya, otizmli bireyler için oldukça yorucudur.. Bu yüzden çocuğunuz okuldan ya da dışarıdan eve geldiğinde, hatta sizle vakit geçirdikten sonra bile ona kendini sakinleştirmesi için yeterli zamanı verdiğinize emin olun. Kendilerini en iyi sakinleştiren eylemi yapmaları için onlara imkan tanıyın. Bu özellikle otizmli çocuklar için çok önemlidir çünkü programları terapiler ve otizmli olmalarından dolayı çok fazla enerjilerini alan sosyal aktiviteler ile genellikle fazlaca yapılandırılmıştır. Şarj olmaları şarttır.</p>
<p><strong>8 – Yüz Körlüğü:</strong> Birçok otizmli birey için yüz körlüğü ciddi bir sorundur. Aslında genel olarak farklı şekilleri, kokuları, binaları, kedileri vs. ayırt edebilmek otizmli için bir sıkıntıdır. Çocuğunuza bu konudaki yetersizliğini telafi edebilmesi için yardım etmeye çalışmalısınız: İnsanları yüzleri dışındaki özelliklerine göre tanımayı öğretmek ve arkadaşlarıyla buluşmaları ya da insanları tanımaları gerektiğinde yaşayacakları stresin farkında olmak gerekir. Çocuğunuzun çevresindeki insanlara, bunu aşabilmesi için çocuğunuzla karşılaştığında her zaman”Merhaba, ben bilmem kim” demesi gibi işe yarar taktikler verebilirsiniz.</p>
<p><strong>9 – Ses Tonu Hassasiyeti:</strong> Otizmli çocuklar, başka insanların duygularına karşı inanılmaz derecede hassas olabilirler. Bunun için otizmli çocuğunuzla konuşurken sesinizin her zaman normal ya da pozitif tınıda olması için göstereceğiniz çaba, sonucuna kesinlikle değecektir. Sizin “kararlı ama sakin” bulduğunuz ses tonunuz otizmli bir birey tarafından agresif ve kırıcı bulunabilir, o nedenle çocuğunuzla her zaman rahatlatıcı bir iletişim şekli yaratmalısınız.</p>
<p>10 – Yaşam Alanlarını Sadeleştirme: Görsel ve işitsel uyaranlardan kolayca bunalabilen kişiler, ayırt etme güçlüğü yaşayabilir, bilgiyi sindirebilmek için sessiz bir zamana ihtiyaç duyabilirler ve sakin ve düzenli döşenmiş alanlarda kendilerini daha iyi hissederler. Eğer çocuğunuz böyle bir alanı oluşturmakta zorlanıyorsa böyle bir alanı oluşturmak ve değişmeyen bir düzende tutmak için elinizden geleni yapın.</p>
<p><strong>11 – Ara Verme İhtiyacı:</strong> Çocuğunuz duyguyu sünger gibi çeken bir durumdaysa, bu duyguyu aldığı durumlardan uzaklaştığı aralara ihtiyacı olacaktır. Bu araları, ihtiyaç duyduğu şekilde verebilmesini sağlamalısınız. Onu yalnız bırakabilir, sessiz bir araba yolculuğuna çıkarabilir, sizin dışınızda güvendiği biriyle zaman geçirmesini sağlayabilirsiniz. Bu, ikinize de iyi gelecektir.</p>
<p>Her bir otizmli birey kendine özgüdür bu nedenle bu 11 faktör her biri için %100 istenen sonucu vermeyebilir, ayrıca bunlara başka maddeler de eklenebilir. Bunu bir başlangıç noktası, bir kontrol listesi, kendileri ve otizmli çocukları için mümkün olan en iyi hayatı yaşama arzusundaki aileler için otizmle ilgili minik bir rehber olarak düşünmek doğru olur.</p>
<p>*   Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu.<br />
** Ekolali başka birisi tarafından çıkarılan seslerin yinelenmesidir. Otizmde yaygın görülür.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Psikiyatrist Hekim Uyardı</title>
		<link>https://arzuerkan.net/cocuk-istismarlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arzu Erkan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Apr 2014 11:29:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Çocuk]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk istismarı]]></category>
		<category><![CDATA[psikiyatrist]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://arzuerkan.net/?p=841</guid>

					<description><![CDATA[PSİKİYATRİST HEKİM UYARDI TÜRKİYE&#8217;DE 2014&#8217;ÜN BAŞINDAN BERİ HER AY 2 ÇOCUK FECİ ŞEKİLDE CAN VERDİ. ART ARDA GELEN ÇOCUK ÖLÜMLERİ VE İSTİSMAR VAKALARI &#8220;ÇOCUKLARIMIZI NASIL KORUMALIYIZ?&#8221;&#8230;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<h4 class="mbs _6m6"><a href="http://youtu.be/7cfuDjwss38" target="_blank" rel="nofollow">PSİKİYATRİST HEKİM UYARDI</a></h4>
<div class="_6m7">TÜRKİYE&#8217;DE 2014&#8217;ÜN BAŞINDAN BERİ HER AY 2 ÇOCUK FECİ ŞEKİLDE CAN VERDİ. ART ARDA GELEN ÇOCUK ÖLÜMLERİ VE İSTİSMAR VAKALARI &#8220;ÇOCUKLARIMIZI NASIL KORUMALIYIZ?&#8221;&#8230;</div>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
